adtech

anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2013 Perşembe

EFSANE KREM


Benim hayatımın efsanesidir bu krem,
6 yıl önce adeta pişikten haşlanmış kızımın tatlı totosuna denediğimiz onlarca yöntemden sonra
" Allahım sen yavruma bi mucize ver, akşam sürelim sabaha iyileşsin" diye yalvardım
 ve ertesi gün tesadüfen Mothercare mağazasında gördüm
"e, madem yatalak hastaların yaralarını bile iyi ediyor ,bizde deneyelim"
dedim ve fark ettim ki Allah duamı kabul etmiş ertesi gün hiçbirşeyi kalmamışO günden sonra evimizden hiç eksik olmadı ve 1,5 senedir de oğlumun sper hassas cildini pişiklerden korumak için kullanıyoruz. Tüm Annelere tavsiye edilir

10 Kasım 2012 Cumartesi

İzmir başımızın tacısın


Rakıyı anlatırlar,bunu anlatamazlar

Atatürk’ü niye seviyoruz?


73 yıl geçmiş...
Anıtkabir full.
Dede-bebe.
Kadın-erkek.
Türbanlı-türbansız.
Zengin-fakir.
Türk, Kürt, Laz, Çerkez.
Niye?
*
9’u 5 geçe...
Türkiye esas duruşta.
Kasketli.
Piercingli.
Nasıl olabilir?
*
Ya Dolmabahçe?
Gidersin de...
Küllenmiş olması lazım.
Ağlamazsın.
Ağlıyor herkes.
*
10 Kasım’ı anlarım, 29 Ekim’i anlarım,
tatildir, cumartesi pazarı da anlarım...
Mesela, perşembe günü insan niye
Anıtkabir’e gider arkadaş? Salı?
Ankara’nın nüfusu 4 milyon...
Geçen sene 13 milyon kişi gelmiş!
*
Bağımsız ruh desen... Bağımsızlık sevdalısı
olduğumuz söylenemez pek... Öyle olsa,
Amerika’nın Avrupa’nın kucağına
oturmaktan, IMF’den emir almaktan
rahatsız olurduk, mandacıları baş tacı
yapmazdık... Sorsan, Cumhuriyet’in
anlamını bilenlerin oranı, üzücü çıkabilir.
Say desen, çoğumuz devrimleri bile
sayamaz. Egemenliğe baksan, kayıtsız
şartsız milletin olmadığını hepimiz
biliyoruz... Çanakkale zaten geçildi.
İstanbul’un kurtuluşunu, Dokuz Eylül’ü
fener alaylarıyla falan kutluyoruz ama,
telefonu İngiliz’e, bankaları Yunan’a
satmaktan gocunmuyoruz.
*
Peki, bunca karalamaya rağmen...
Niye seviyoruz O’nu bu kadar?
Niye unutmuyoruz?
Niye özlüyoruz?
*
Benim cevabım şu...
Bu milleti soymadı!
*
Ülkesini işgalden kurtaran, rejimini
değiştiren, devrimler yapan lider, dünyada
çok... Ama bu işleri yaptıktan sonra,
milletini soymayan dünyadaki tek lider o...
Rakıyı filan anlatırlar, bunu anlatmazlar.
(YILMAZ ÖZDİL)
Okuyan,
Çalışan,
Hayatını kazanıp kendi ayakları üzerinde duran,
Özgür,
Atatürkçü,
Laik,
Müslüman
bir anne olarak
Bana
Atalarıma
Evlatlarıma sağladığın her şey için
Sana FATİHA okuyorum.
Mekenın cennet, ruhun şad olsun.
Allah sana gani gani rahmet etsin,
Günahların affolsun.
Allah senden Razı olsun.

3 Kasım 2012 Cumartesi

26 Temmuz 2012 Perşembe

KAMYON PASTA ( ev yapımı,sağlıklı, ucuz, lezzetli)




 canım oğlum 1 yaşına geldi, Eee ablayla beraber pasta yapmak da bize düştü :))
Ablamız istedi ev pastası olmasını.

Ona çok da gıda boyası, şeker hamuru falanı filanı gibi kimasal içeriği olmayan bi pasta yapayım dedim, omuşken çabuk ve ucuz da olsun diye düşündüm,
Malum daha bişey anlamıyor doğum günlerinden inşallah 2. yaş gününde kendi seçecek pastasını ben de o a uygun hazırlayacağım pastayı..
Her neyse önüne geleni eline alıp, önce sürülebilir, ardından yenebilir olup olamdığını kontrol eden canım oğluma KAMYONDAN PASTA da anca bu kadar oldu afiyetle yesin ,sağlıkla büyüsün yavrularım :))

Merak edene kekin tarfi burada
arasında meyve şekerlemesi var,
tekerlekler topkekden
yazılar dr. oetker den
kamyon şöförünün gövdesi hurma,
kolları ve başı BİM de satılan waffle...



.

20 Haziran 2012 Çarşamba

....MANTIKDAŞLARA İHTİYACI VAR BU ÜLKENİN....

.

Bazı şeyleri bi türlü basmıyor kafamız,
sağdan gelen herşey SAĞDAŞLARa MÜKEMMEL,
 soldan gelen herşey SOLDAŞLARa. 
Merak ediyorum acaba sadece kaç kişi sağdaş yada soldaş olmadan, MANTIKDAŞ OLACAK???

ÇÜNKÜ, BUGÜN TATLİM TERBİYE KURULU BAŞKANIMIZ Bİ AÇIKLAMA YAPTI, TOPU TOPU SADECE 3AY ERKEN BAŞLAYACAK ÇOCUKLAR (! ) dolayısıyla müfredatta değişime gerek görmedik VE KİTAPLARDA AYNI KALABİLİR, sonuçta rahat olun herşey hallaolacak diye,
o zaman bir tane MANTIKDAŞ arkadaşım bana anlatsın benim kafam BASAMADI,
soru1; 1. sınıfın ilk dönemi oyun oynayacaksam, 2. dönem çocukları okutacaksam ve bunu yaparken geçen yıl kullandığım ama içeriğini 1 tam ders yılında yeiştiremediğim kitabı kılavuz edip tamamını bitireceksem ben bu işi nasıl başaracağım,
soru2;üstelik ben bu görevi aşağıda özellikleri belirtilen 5 yaş çocuğu ileyapacaksam ben bu işi nasıl başaracağım???????????

Cevap veriyorum,; TAM ANLAMIYLA ÇUVALLAYACAĞIZ ve her zaman olduğu gibi bu çocuklar kasım ayı geldiğinde okuma yazma öğrenip hayata 1 yaş daha erken atılıp ezilecek, süzülecek ve mutsuz, oyundan nasibini almamış, okldan soğumuş, mutsuz umutsuz bir nesil olacak :((((

28 Temmuz 2011 Perşembe

3 Ocak 2011 Pazartesi

Kan Uyuşmazlığı

KAN UYUŞMAZLIĞINA DİKKAT!

Kan uyuşmazlığı karnınızda gelişmekte olan bebeğin sağlığı açısından önemli bir konu. Basit bir testle anlaşılabilen uyuşmazlık farkına varılmadığı zaman bebekte, derin bir kansızlık, kalp yetmezliği, ödem gibi önemli sağlık sorunları oluşabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Aykan Özçelik kan uyuşmazlığının nedenleri ve sonuçları hakkında annelerin merak ettiklerini ele aldı.
  • RH uygunsuzluğu dediğimiz tablo, herhangi bir nedenle -gebelikte, yanlış kan naklinde...- RH(-) bir kişinin Rh(+) kan ile teması sonucu oluşan bir allerjik bağışıklık reaksiyonudur.
  • Hızlı alyuvarlar yıkımı nedeniyle, anne karnındaki bebekte derin bir kansızlık ve buna bağlı gelişen kalp yetmezliği, vücutta yaygın su toplanması (ödem)  görülür. Doğum sonrasında ise bu tabloya ilk 24 saat içinde başlayan ve hızlı ilerleyen sarılık eklenir.
  • Rh uyuşmazlığı olan bir çiftin; düşük ya da kürtaj durumunda, dış gebelik ameliyatlarından sonra ilk 72 saat içinde annede antikor oluşmasını engelleyen koruyucu aşıyı (halk arasında bilinen ismiyle uyuşmazlık iğnesi) mutlaka yaptırmaları gerekir.
Bebeğin sağlıklı olup olmamasının daha hamile kalmadan başladığını artık bir çok anne adayı biliyor. Eğer bir bebek istiyorsanız ilk dikkat edeceğiniz konulardan biri de sizin ve eşinizin kan guruplarının öğrenerek kan uyuşmazlığı sorunun yaşanıp yaşanmayacağını öğrenmeniz olacaktır. Çünkü kan uyuşmazlığı hamile kalmadan önce dikkat edilmesi gereken bir konu. Anne baba adaylarının bu konuda bilinçli davranması gerekiyor. Basit bir testle anlaşılacak kan uyuşmazlığı, basit bir yöntemle de önlenebiliyor.
Uzmanlar kan uyuşmazlığının iki şekilde ortaya çıktığını belirtiyorlar. En önemlisi, Rh uyuşmazlığı. İkinci olarak ABO uygunsuzluğu olarak adlandırılıyor.
İnsan kanında Rh faktörü  bulunup bulunmamasına göre Rh(+), Rh(-) olarak iki grup bulunuyor. Rh faktörü, alyuvar dediğimiz, kandaki kırmızı küreler üzerindeki antijenlerden biri. Alyuvarlarda bu antijenin bulundurmayan negatif özellikli kişiler, bu antijenle karşılaştıklarında antikor oluştururlar. Bu antikorlar da kanda bulunan Rh(+) alyuvarları parçalarlar.
RH uygunsuzluğu dediğimiz tablo, herhangi bir nedenle -gebelikte, yanlış kan naklinde...- RH(-) bir kişinin Rh(+) kan ile teması sonucu oluşan bir allerjik bağışıklık reaksiyonudur.
Rh(-) bir kadın ile Rh(+) bir erkek evlendiği zaman Rh uygunsuzluğu durumundan bahsedilir.  Böyle bir evlilikte gebelik oluştuğu zaman, doğacak çocuk Rh(+) ise anne bebek arasındaki kan bağı nedeniyle, bebekten anneye geçen alyuvarlar belirli bir miktarı aştığında, annede buna karşı antikor oluşuyor. Oluşan bu antikorlar, göbek kordonu yoluyla  bebeğe geçerek, kanındaki alyuvarları parçalıyor. Bunun sonucunda hızlı alyuvarlar yıkımı nedeniyle, anne karnındaki bebekte derin bir kansızlık ve buna bağlı gelişen kalp yetmezliği, vücutta yaygın su toplanması (ödem)  görülür. Doğum sonrasında ise bu tabloya ilk 24 saat içinde başlayan ve hızlı ilerleyen sarılık eklenir. Gerek anne karnında gerekse doğumdan sonra oluşan bu tablolar, tedavi edilmediği zaman öldürücü olabilir ya da ciddi sakatlıklara yol açabilir.

İkinci gebelikte tehlike başlıyor

Anlattığımız bu tablo Rh uygunsuzluğu olan her gebelikte meydana gelmiyor.. Çünkü alerjik reaksiyonlar, alerjenle ilk karşılaşıldığında ortaya çıkmadıklarından, genel olarak ilk gebelikte bu tablo beklenmez. Ancak, ilk karşılaşmada allerjen yoğun miktarda ise alerjik reaksiyon meydana gelebilir. Gebelikte, anne bebek arasında fazla miktarda kan geçişine neden olabilecek ciddi kanamalara, ilk gebelikte de Rh uygunsuzluğu tablosu ortaya çıkabilir. Bundan dolayı Rh uygunsuzluğu çoğunlukla ikinci gebelikten itibaren sorun yaratmaktadır.
Rh(-) anne ile Rh(+) babadan %15 oranında Rh(-) çocuk doğmaktadır. Eğer çocuk annenin Rh faktörünü taşıyorsa her hangi bir sorun çıkmayacaktır.
Ancak, Rh(-) bir anne Rh(+) bir çocuğa gebe kaldığında; gebelik dönemi, doğum, doğum sonrası dönemde bebeğe karşı %16 oranında antikor oluşturabilir. Bunun %2’si gebelik, doğumda, %7’si doğumdan sonra ilk altı ay, %7’si bir sonraki gebelikte meydana gelir.
Bazen oluşan antikorlar her zaman plesentayı geçebilecek yapıda olmayabilir.

Kürtaj ya da düşük olsa bile önlem alınmalı

Görüldüğü gibi Rh uygunsuzluğunun anne sağlığı üzerinde bir etkisi olmamakta, ancak bebekte ciddi problemlere yol açabilmektedir. Çoğu zaman birinci gebelikte problem yaratmaması da önlem alınabilmesi açısından sevindiricidir.
Bu bilgiler ışığında Rh uyuşmazlığı olan bir çiftin;
  1. Düşük ya da kürtaj durumunda,
  2. Dış gebelik ameliyatlarından sonra ilk 72 saat içinde annede antikor oluşmasını engelleyen koruyucu aşıyı (halk arasında bilinen ismiyle uyuşmazlık iğnesi) mutlaka yaptırmaları gerekir.
  3. Gebelikte, bebeğin kan gurubu bilinmediğinden dolayı, 28. haftada, doğumdan sonra ise bebek kan gurubu Rh(+) saptandığı durumunda ilk 72 saat içinde koruyucu aşı yapılmalıdır.
Rh uygunsuzluğu tablosu gebelikte bir takım testlerle araştırılabilen, gerek gebelikte gerekse doğumdan sonra tedavisi ve korunması mümkün olan bir durumdur. Yukarıda belirtilen durumlarda proflaksi yapıldığı zaman sonraki gebelik döneminde koruyucu etki sağlar.

ABO uygunsuzluğu

Anne kan gurubu, O, baba kan gurubu A, B veya AB olduğu durumlarda ABO uygunsuzluğundan bahsedilir. Doğacak çocuğun kan gurubu babanınki ile aynı ise klinik belirti oluşabilir. Rh uygunsuzluğun tersine gebelik döneminde sorun yaratmaz. Doğumdan sonra ilk 24 saatte meydana çıkan sarılık ile kendini gösterir.
Toplumda %20 sıklıkta görülmesine rağmen, sadece olguların %5’de klinik belirti verir. Gebelik döneminde tanıya yönelik bir yöntem yoktur.
Doğumdan sonra ilk 24 saat içinde sarılık gelişen bebeklerde, fototerapi tek tedavi yöntemidir. Bebekte hayati tehlike yaratmaz.

(Yukarıda yazılanları İstanbul Tıp Merkezi' nin internet sitesinden aldım)

9 Mayıs 2010 Pazar

Ben ANNEYİM


Dünyanın en felaket, en korkunç, en rezil şeyini
Dünyada CENNETİ görmek olarak yaşamak;
Kuzusuna hayran tüm arlkadaşlarıma ithafla; bu ifade ile tanımlarım :)))

5 Nisan 2010 Pazartesi

23 NİSAN KUTLU OLSUUUUNNN

Yada daha doğrusu
23 Misam tutlu olsun....

"Sağki hey tağafta vay biy düüüğüün,
bu dün em şelefli em muttu düüüğn
Budün 23 misam, hep yeşeyle doluğyoğ misam..."

Annesini biricik Atatürtkçü ve Cumhuriyetçi kızı BERO tarafından seslendirilmiş
DÜNYANIN en GÜZEL 23 ŞARKISI :)))

1 Mart 2010 Pazartesi

Ev yapımı TEREYAĞI ( en ŞAHANESİNDEN)

 ÇALIŞKANARI TEREYAĞI ( 1000gr )

Yaklaşık 4 yıldır kendim yapıyorum tereyağımı, hatta artırıp anneme bile veriyorum.
Tarif kolaymış da ben bulup öğrenene kadar epey eziyet çektim...
Ama değdi Valla...
Sağolsun Ece'cim öğretmişti en sonunda yöntemi,
Tabi bendeniz ÇALIŞKANARI herzamanki gibi sadece MÜKÜMMELLEŞTİRDİM :))))
 öncelikle sütü pişirip en az 24 saat buzdolabında bekletin..
Yukardaki gibi kaymak yapsın...
bir kaşık ya da kevgir kaşıkla kaymağı mümkün olduğunca sütsüz saklama kabına alın, başlatın bekleme işini..
 
Yeteri kadar kaymak birikince (3-4 haftada bir yaparım ben bu işi) Kaymağı 1 gün dışarda bekletin kıvama gelsin...
Peşinden mikser yada robotta krema kıvamında 10-20 dk çırpın, yukardakine benzesin :)))

Ardından üzerine 1 su bardağı kadar kaynar su ekleyin, yukardaki gibi eriye-köpüre çırpın..
Peşinden içine 9-10 küp buz atılmış buzlu suyu (3su bardağı kadar), buzları tam erimeden içine dökün; aşağıdaki gibi pütürlü görünüm alana ve kaşığa gelene kadar çırpın.. Oda şu aşağıdakine benzesin, eğer benzemezse tekrar buzlu su ekleyin,olacaktır.













 
Ardından kevgir kaşıkla yağı dışarı alıp suyu atın...
Bu işlemi 3 kez daha tekrarlayın ta ki; yağın suyu "ayran içilmiş bardağa su konmuş" rengini alana kadar  :)))))
Sonuçta elinize geçen yağ da ŞUDUR :
Ve sanırsam ben 20 kilo sütten 1kg tereyağı elde edip çok çok da kullanarak 1,5 ay da tüketiyorum bu yağı...
Sorarsanız süte ne oldu diye, kendisi çoğunlukla yoğurt olur ve bana yağsız oluşu sebebi ile daha da sağlıklı geliyor..

Vallaha biz ailecek yiyoz, içiyoz; güzelleşiyoz :))))
 YARASIN Dİ Mİİİİ???

3 Şubat 2010 Çarşamba

Bulaşık Makinemden NEFRET EDİYORUM



Vallahi ben etmiyorum.
Bulaşık makinem şekilde de görüldüğüüzre BOSCH.
Çoğu insanın  "Ay anlamıyorum, temizkoyup; sudangeçirip koyuyorum, vallahi kirli çıkıyor" şikayeti bizim evde yaşanmaz.
Çünkü insanları dinlemekle kalmayıp anlayan, idrak eden Çalışkanarı Çiğdem, Geçmiş zaman da  bir  bilgiyi öğrendi:
Bulaşık makineleri en geç 6 AY da bir "bulaşık makinesi temizleyicisi"-kibenim tercihim Calgonit- ile temizlenmezse içerilerde kalan yemek artıkları su döngüsüne girer ve  bulaşıklara yapışırmış.
Benim gibi yemeği çooooooookkk, temizliği aaaaaaaaaaz yapan; bulaşıktan hoşlanmayan bu sebepten HER GECE MAKİNE ÇALIŞTIRAN bireyler ise  2-3 ayda bir bu işlemi tekrarlamalı....
Ha unutmadan söyliyim, küresel ısınma karşıtı ve su tüketimi düşmanı, KESE (kovanının kesesinin) dostu bir birey olarak ben; bulaşıkları sadecesıyırp, sudan geçirmeden direk makineye ATIYORUM...
VALLA çoğunuzdan da iyi sonuç alıyorum,...
Naber Akıllıııımmmmm.......
Not: Ay lütfen bağlantıya tıklayıp o resimleri görünn, ne demek istediğimi anlarsınız...

28 Ocak 2010 Perşembe

ÇOCUĞUNUZ VAR MI?

Çerçeveler 3 lira
Fotolar 50 kuruş
Parmak boya 5 lira
Kızımla paylaşımın değeri PAHA BİÇİLEMEZ.....

Şekilde gördüğünüz 2 şaheser Çiğdem+Beril işbirliği ile yapıldı.
Şimdi madem siz ya da çoğunlukla çocuklar tatilde bu iş çok basit.


Ahşap çerçevelerin tanesi 1,5 L; malum her evde olan parmak boya ile boyandılar.
Faber Castel tavsiye edilir.
Çerçeveleri nemli bezle sidik.
Beyaz veya sarı ile fon yaptık ( bunun detayını ben yaptım ki her yer boyansın, 1 saat bekletip arkasını da boyadık)
Parmak boyalar yardımımla öbek öbek karışık halde çerçeveye yerleşti. 
Eh Beril' e de bulaştırmak kaldı. Biraz kurallı bulaşırsa daha güzel oluyor.
Ardından 1 gece kuruttuk.
yeşilin üzerine evdeki boncukları UHU ile yapıştırdık.
Spey vernik sıkıp 1 gece daha bekledik.
Fotolar zarar görmesin diye ben sonrada asatat kağıdından cam {:)))Şeffaf kapaklı dosyadan da kesebilirsiniz}  
yaptım.
Evimdeki en güzel çerçeve oldu.
Annesi onu yapan Parmakları yesin, bitirsin....
Bu arada eylemlerim sürüyor, parmak boyadan başka daha neler kullanılabiliyor bi bilseniz???




13 Ocak 2010 Çarşamba

Annem

Marifetli annem, maharetli annem, CANIM ANNEM,


(Kuzum,Annem,Ayşem)

Herkes çok sever annesini ,herkes çok takdir eder, eder de; ben gerçekten çok severim annemi...

Ben annemi;
çocuğum gibi şefkatimle severim,
kocam gibi aşkımla, kalbimden ılık ılık bişeyler akarken severim, 
Ablam (Güler) ve Kardeşim (Ayşe)'yi sever gibi severim,
Babam (Muhlisimi) sever gibi severim,
Öğretmenim gibi öğrenerek, aldığım  cezayı hakettiğimi bilerek severim,
öğrencim gibi eleştirerek severim,
Kitaplarım gibi vazgeçemeyip, içinde kaybolarak severim,
Yemek yapmayı sever gibi kendimi kaybederek severim,
Bi öksüzü sever gibi yaşadıklarını duyarak severim,
arkadaşım gibi şakaşlaşıp-kızarak severim,
Din Büyüğümü sever gibi ,mertebesine ulaşmak isteyerek severim,
Allah'ıma Şükür ederken, İmanını, inancını örnek alarak severim,
Atatürk'ü sever gibi hayranlıkla severim,
bir aydın'ı sever gibi takdir ederek severim,
evim gibi severim,
memleketim gibi severim,
Dilim (türkçem) gibi severim,
Bilgim- aklım gibi  beğenerek severim,
Kadınlığımı-zerafetimi sever gibi severim,
Erkeksiliğimi- mertliğimi sever gibi severim,
bercerimi-başarımı sever gibi severim,
ağlamak ya da gülmek gibi vazgeçemeden, ihtiyaç duyarak severim,

ben,
annemi,
kişiliğimde
kimliğimde duyarak,
BİR PARÇAM GİBİ SEVERİM....

ben annemi çok severim, gerçekten.....

Ben Çalışkan, çapçalışkan bi arıyım;  İnsanım, Kadınım, Örtmenim, öğrenciyim, anneyim, eşim, evladım, Müslümanım, Laikim, Atatürkçüyüm, Feministim, gelenekçiyim, Galiba tüm karmaşası ve muhteşem harmanı ile tam anlamı ile TÜRKüm, mükemmel değil ama İnşallah vasat da değilim. Bi de hakkaten; çok ilgili, az bilgili yok yok çok bilgili :))); Çapçalışkan, çalışkan bi arıyım.
Ailemi çok severim,Aslında herkesi severim, kanımın geçtiği, canımın değdiği herkesi...

Ben Öyle bi çalışkan arıyım arı olmasına da...
Şu yukarıda yazan Çalışkan arı var ya; tam anlamı ile orda yazan herşeyden fazlası ile
MADE İN BETOŞ.....

Bana dini, İmanı, İnsanlığı, anneliği,kocama eş olabilmeyi, evlat olmayı, öğretmenliği, öğrenciliği, ibadeti, kitap okumayı, kafamı çalıştırmayı, uysal olmayı, kendini savunmayı, birey olmayı, ÇALIŞAKN OLMAYI.....
yani beni ben yapan; kendimle gurur duymamı sağlayan, Allah' a Şüküretmemi sağlayan herşeyi bana ANNEM ÖĞRETTİ;  severek ya da döverek...
{ay, ne çok dayak yedim beeen (haketmiştim,biliyorum yani :))))) } .

İşte bu yüzden ben annemi severim.

Ben annemi çok severim, çok....