adtech

yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2013 Pazar

Yaşasın Türk Milleti, Yaşasın Cumhuriyet




Canım Atam,
Bana öğretilenlerden biri seni ailem kadar sevmekti, fakat ben büyüdükçe torunun yada evledın gibi seni kusurlarınla sevip, hepsini sümen altı yapmak yerine;seni anlamaya çalışıp; içime sindirmeyi tercih ettim.
Farkettim ki sen de insansın ve hatalar yapmışsın ama bu ne seni bu kadar eleştirmelerine ne de bu kadar yok etmeleye çalışmalarına yetecek.
Sen benim  gözümde  bir önder, bir fikir adamı, kendini vatanına feda etmiş bir sevdalı ve dedem olarak kalacaksın.
Seni hep sevdim ve ölünceye kadar seveceğim, üstelik "Kemalizm" denen, aydınlık, laik ve bence bu kadar hak ve hukuğu savunduğu için "İslami" öğretilerini tüm yeni nesillere iletmeye çalışacağım.
Cumhuriyet seninle varoldu, bizimle yaşayacak.
Yaşasın Türk Milleti, Yaşasın Cumhuriyet
İmza Torunun

30 Nisan 2013 Salı

Doğa için Çal 5

O kadar muhteşem ki yine,
hem şarkı dolduruyor gözlerimi
hem de yapılan iş....

11 Nisan 2013 Perşembe

türk olmak

Küçük harflerle atılan başlığın altında,
Hiç kimseye ve hiçbir zümreye
T.C. yi  kaldırmalarına izin vermemektir.

Ben Türküm Ve
CUMHURİYET TÜRKİYESİ'NDE DOĞDUM 
CUMHURİYET TÜRKİYESİ'NDE ÖLECEĞİM!!!!!!


10 Nisan 2013 Çarşamba

NEDEN GALATA KULESİ YAĞDANLIK YOK????








E Eyfel kulesinden


















Sonra Pizza Kulesinden  yağdanlık var da














Cağnım Galata Kulesinden neden yok






Bak olsa ne güzel durur :))







****

3 Nisan 2013 Çarşamba

Bekir çoskun ne demiş?

Valla bence iyi demiş;

BİRAZ AKİL OLSA!..

Bak akil adam...

Biraz akil varsa sende, bu görevi kabul etme...

Git “Ben akilsizim” de...

Çık...

*

Düşün:

TBMM gibi bir meclis var mı?..

Var...

Milli Güvenlik Kurulu gibi bir kurul var mı?..

Var...

Bakanlar Kurulu var mı?..

Var...

600 bin memurları var mı?..

Var...

Cemaatleri, diyanetleri, imamları var mı?..

Var...

Parti teşkilatları, MYK’leri, il ve ilçe örgütleri var mı?..

Var...

*

Onlar dururken niye senin aklin?..

On yıldır bir gün olsun sana bir şey sorup danışmadılar da...

Sıra teröre ödün vermeye; milliyetçiği, yurtseverliği, Atatürkçülüğü ayaklar altına almaya; Türk sözcüğünü silmeye gelince mi senin akil lazım oldu?..

Senin akil akıllarına niye şimdi geldi?..

Neden?

*

Her şeyi kendisi yapıyor...

Her meseleyi kendisi çözüyor...

Her konuda konuşuyor...

Bilmediği, söylemediği, anlamadığı bir tek şey yok...

Diyelim ki kendi şanlı şerefli askerlerini “kaçarlar” diye hapishanelere doldurup da, eli kanlı teröristlere “güvenli” gitme hakkı tanırken, bunu halka anlatmak niye sana kalıyor?..

Dili yok mu?..

*

Çünkü; anlatamıyor...

Terör örgütü ile ülkeyi dizayn etmeyi...

Bölücülerle ortak anayasa yapmayı...

“Türk” tanımını silmeyi...

TBMM’nin yanaşmadığı “teröriste güvence” vermeyi...

Anlatamıyor...

Anlatamaz...

Sen anlatacaksın...

*

Sonra...

Çok geçmez...

Sokağa çıkamazsın...

Akilli ol...

★★★
03 Nisan 2013 - bcoskun@cumhuriyet.com.tr

2 Nisan 2013 Salı

2 NİSAN OTİZM FARKINDALIK GÜNÜ



Bundan 10 sene önce dünyada doğan her normal( sağlıklı gibi görünen) çocuğun aslında otistik olma ihtimali 20 de 1 di .Bu günse 7 de 1. Sizin de çocuğunuz otisitik olabilir. Ve bu ne yazık ki 1,5 yaş  sonrasında ortaya çıkıyor. Ama erken müdAhale çok önemli fark edelim farkında olalım.
( BU YAZIYI 3 SENE ÖNCE YAZMIŞTIM)





Otisitik Çocuklar Eğitim Merkezi,SAMSUN
(Nam-ı Diğer OÇEM)


Burası benim en son çalıştığım okul.
Bana bi Örtmen Arı olarak; Öğretmenliği, anneliği, acizliği, vebali, sabrı, boşa kürek çekip 1 cm ilerlediğinde o akşam sevinçten zıplamayı, bu haberi sevdiğim herkese defalarca anlatmayı öğreten muhteşem bir tecrübe olan okul.
Gerçekten Öğretmenlik hayatımın en güzel günleri,aslında en anlamlı günlerini yaşadım bu okulda.
6 tane öğrencim,1 çalışma arkadaşım(Aynı anda sınıfta 2 öğretmen çalışır),12 tane çok sevdiğim velim ve kıymetli meslektaşlarım oldu bu okulda.
OÇEM,
bir devlet okulu kısıtlı imkanlarla imkansızı başarmaya çalışan,en azından çalışan arkadaşlarım oldu bu okulda.
Söyledikleri gibi sevilmeden yapılmayacak işler var bu okulda yoksa meslek hayatınız çok çok zor olur.
Çoğunuz "OTİSTİK" kelimesini Tohum Otizm Vakfı ile duyduysa da bu kurum özel bir vakıf ve kendi içinle bütçeli zengin bi kurum.OÇEM lerse bildiğinize yakın devlet okulu. Ne yazık ki her devlet okulu gibi ödeneği çoook sınırlı,yetmiyor.Ama bu "ÇOK ÖZEL ÇOCUKLAR" normal şartlarda eğitim alamayacak kadar "özel".
Eğer bağış yapmak isterseniz
Bağımlı(okul bünyesinde alt sınıf olarak açılmış)
Bağımsız(tek başına bir okul) olarak hizmet veren okullar artık nerdeyse her ilde var.Sizlerin bağışlarına çok çoook ihtiyaçları var.
Bilmeniz gereken çok önemli bir şey var 0-3 yaş arası bütün çocuklar otizm riski taşır.Otizm eğitimle tedavi edilebilen bir hastalıktır.Lütfen özel çocuklarımız için özel şeyler yapın.
Not:Sevgili okulum, velilerim ve öğrencilerime bende bıraktığı muhteşem anılar ve bana öğrettikleri herşey için şükranlarını sunarım.....


7 Mart 2013 Perşembe

AMAN ALLAH'IM!!!!!


Allahım, biz insanların yarısı "ÇOK MEDENİ " 
kalan yarısı da "MÜSLÜMAN" sa 
denize bu ÇÖPLERİ kimler  ATIYOR 
ve bu İNSAFSIZLIĞI kiler yapıyor.
Çevreyi kirletmenin de GÜNAH olduğunu farkında mısınız?????

21 Şubat 2013 Perşembe

EFSANE KREM


Benim hayatımın efsanesidir bu krem,
6 yıl önce adeta pişikten haşlanmış kızımın tatlı totosuna denediğimiz onlarca yöntemden sonra
" Allahım sen yavruma bi mucize ver, akşam sürelim sabaha iyileşsin" diye yalvardım
 ve ertesi gün tesadüfen Mothercare mağazasında gördüm
"e, madem yatalak hastaların yaralarını bile iyi ediyor ,bizde deneyelim"
dedim ve fark ettim ki Allah duamı kabul etmiş ertesi gün hiçbirşeyi kalmamışO günden sonra evimizden hiç eksik olmadı ve 1,5 senedir de oğlumun sper hassas cildini pişiklerden korumak için kullanıyoruz. Tüm Annelere tavsiye edilir

24 Aralık 2012 Pazartesi

Ders Notları :((



Bi blog keşfettim süper,tuttum ben seni AYNAGÖZ 
yazılar da güzelkafa da
Lakiiiin o " notlarını vermeyen kız" ne yaaa şekerim.
ben ki 5 yıllık üniversite hayatımı fotokopici abilerimin ev ve araba almasına adamış,
bu uğurda her çeşit ders notunu ( inan 15 yıllıklar bile vardı) çektirmiş
ve tam bir mali destekçi olmuş bir insan olarak bana notlarını,
kendiliğinde, yalvarma ve tehdit yolu ile vermiş arkadaşlarımı öpüyorum.
Saygılarımı sunuyorum. Sayeniz de öğretmen olmuş bi insan olarak da tüm öğrencilerime ders notu tutmanın ne denli önemli olduğunu öğretiyorum.
Hep söylerim;
"Ben o kadar kötü bi öğrenciydim ki; dersten ödevden kaçmanın her yolunu bilirim, yani siz kuzucuklarım beni asla atlatamadınız ve atlatamayacaksınız.
yalnız şu anlamda da çok şanslısınız ki ben asla derse kendimi kaptırıp sizi sıkmam,
çünkü ben sizden önce sıkılır,
bi nefes alır,
bi ara verir, size de rahatlatırım, kendimi de....
Hadi bari bi dans edelim
yada bi film izleyelim:))

Not: Şu an Bizim fakültenin fotokopicisi ile uzaktan akraba olduk,
Cidden mali desteğimiz olmuş :)))

8 Aralık 2012 Cumartesi

Nişan Kurabiyesi




Allah daim ve mutlu etsin, canım Kardeşim Ayşe nişanlanırken onlara hediyemdi bu kurabiyeler
Ben yine herkesten farklı olarak kurabiyeler yenebilsin diye 
kendi Muhteşem zencefilli kurabiye tarifimi kullandım.
 üzerini renklendirilmiş şeker hamuru ile kapladık.




 Yüzüklere yenebilen taşlar ekleyip tek taş, tria, ve su dizisi gibi hayallerimizi yansıttık




 Meraklısına söyleyeyim şeker hamuru ve kurabiyeyi sulandırılmış bal ile yapıştırdık.
 İş sandığımdan uzun sürdü zira 75 tane yaptık, poşetledik, kurdele ile bağladık.
En sonunda kocaman gülümseme ve teşekkürler aldık.
Yanına da zeytin koyup fotoladık ki
Evlilikleri
Zeytin gibi sağlam
Zeytin gibi bereketli
zeytin gibi dinlendikçe güzelleşsin :))))

Zencefilli kuarbiye tarifi yarın:))



***

10 Kasım 2012 Cumartesi

İzmir başımızın tacısın


Rakıyı anlatırlar,bunu anlatamazlar

Atatürk’ü niye seviyoruz?


73 yıl geçmiş...
Anıtkabir full.
Dede-bebe.
Kadın-erkek.
Türbanlı-türbansız.
Zengin-fakir.
Türk, Kürt, Laz, Çerkez.
Niye?
*
9’u 5 geçe...
Türkiye esas duruşta.
Kasketli.
Piercingli.
Nasıl olabilir?
*
Ya Dolmabahçe?
Gidersin de...
Küllenmiş olması lazım.
Ağlamazsın.
Ağlıyor herkes.
*
10 Kasım’ı anlarım, 29 Ekim’i anlarım,
tatildir, cumartesi pazarı da anlarım...
Mesela, perşembe günü insan niye
Anıtkabir’e gider arkadaş? Salı?
Ankara’nın nüfusu 4 milyon...
Geçen sene 13 milyon kişi gelmiş!
*
Bağımsız ruh desen... Bağımsızlık sevdalısı
olduğumuz söylenemez pek... Öyle olsa,
Amerika’nın Avrupa’nın kucağına
oturmaktan, IMF’den emir almaktan
rahatsız olurduk, mandacıları baş tacı
yapmazdık... Sorsan, Cumhuriyet’in
anlamını bilenlerin oranı, üzücü çıkabilir.
Say desen, çoğumuz devrimleri bile
sayamaz. Egemenliğe baksan, kayıtsız
şartsız milletin olmadığını hepimiz
biliyoruz... Çanakkale zaten geçildi.
İstanbul’un kurtuluşunu, Dokuz Eylül’ü
fener alaylarıyla falan kutluyoruz ama,
telefonu İngiliz’e, bankaları Yunan’a
satmaktan gocunmuyoruz.
*
Peki, bunca karalamaya rağmen...
Niye seviyoruz O’nu bu kadar?
Niye unutmuyoruz?
Niye özlüyoruz?
*
Benim cevabım şu...
Bu milleti soymadı!
*
Ülkesini işgalden kurtaran, rejimini
değiştiren, devrimler yapan lider, dünyada
çok... Ama bu işleri yaptıktan sonra,
milletini soymayan dünyadaki tek lider o...
Rakıyı filan anlatırlar, bunu anlatmazlar.
(YILMAZ ÖZDİL)
Okuyan,
Çalışan,
Hayatını kazanıp kendi ayakları üzerinde duran,
Özgür,
Atatürkçü,
Laik,
Müslüman
bir anne olarak
Bana
Atalarıma
Evlatlarıma sağladığın her şey için
Sana FATİHA okuyorum.
Mekenın cennet, ruhun şad olsun.
Allah sana gani gani rahmet etsin,
Günahların affolsun.
Allah senden Razı olsun.

9 Kasım 2012 Cuma

♥ Elveda Gülsarı ♥


Taktım kafayı bu ara Cengiz Aytmatov'a
Hayır acaip psikolojimi bozuyor kitapları ama
Bu da daha bi  ayrı daha bi acaip roman
anlatırken yaşatıyor adam size,
ne yazık ki ve tabi ki (geçtiği dönem itibariyle) acıklı bi roman
Ama vazgeçilmez bi roman
Valla benim gibi Kitapkurduyum diye geçinen
ama henüz okumamış olanlara tarafımdan itina ile tükürülür.
Okuyun da neler kaçırdınız bi görün.
haaadi öptüm, iyi geceler :)))



6 Kasım 2012 Salı

ANNELERE BU NASIL ŞEREF YA RABBİM :)


Efendimiz Sallallahü Aleyhi Vessellem buyurmuştur ki: 

'' Kadın, hamileliğin de, doğum yapıncaya , bebeği sütten kesilinceye kadar, 

Allah yolunda hudutlar da nöbet bekleyen mücahit gibidir ( daima öylece sevap alır durur). 

Eğer bunlar arasında ölüverirse ona şehit mükâfatı ve ecri vardır. '' 

'' Kadın hamile iken, bu onun için gündüz oruçlu, gece namazlı , rabbine gönülden teslim olmuş , mücahitbir kimsenin ecir ve mükâfatı gibi mânen kazanç sağlayan bir durum hâsıl eder.'' 


'' Doğum ağrısı tuttuğunda, hiç bir mahluk onun ne kadar çok ecir ve mükâfat kazandığını hakkıyla idrak edemez. '' 


'' Çocuk doğunca bebeğin sütü her soruşun da veya her süt vermede anasına, bir can ihya etmişcesine sevap gelir.'' 


''Çocuk büyüyüp sütten kesilme zamanı gelince, vazifeli melek her iki omuzuna vurarak der ki : 
'' Hiç günahın kalmadı, pak oldun. Haydi hayata günahsız olarak yeniden başla..

facebooktan alıntı.....

5 Kasım 2012 Pazartesi

NASIL DÜŞÜNEMEDİM

Sen okumayı seven 
ve sen
yemek yapmayı bilmeyen
al sana mutfakta iş yaparken okuma fırsatı.

Bayıldım bu fikre :)))



3 Kasım 2012 Cumartesi

MASLAK 1453 müş....

Paylaşmadan duramadım.
Valla doğru söze, doğru göze ne denir.....

EVLİLİĞİ PEKMEZ SANDIM



Evliliği Pekmez Sandım
Yerim yerim bitmez sandım
Meğer ballı börekmiş
Meğer diyet ekmekmiş....


Erkeklere de okusalar acaip yarayacak tam bir kadın kitabı....
İşte budur Türk kadınının hayatı...
Valla okuyunca bu dedim bu,Sevgili PSİKİYATRİST( bu kelimeyi büyük yazdım çünkü anlamıda büyük) arkadaşım Arzu'dan(Uzm. DR. Arzu Sarp) aldım bunu da
" --Oku bak süper bi solukta biter "dedi,kitabı aldım gülümseye gülümseye, oflaya, ahlaya "--benim hayatım da bi yerde bu YA DA yok canım bu da hayat mı?" diye diye okuyup yarısına gelince kitabı 2. kez okuduğumu fark ettim.Ama değil sıkılmak 1-2 sene sonra tekrar okumak için kitaplığıma eklemeye karar verdim.
hatta Samsun'dan ayrılırken sevdiğim arkadaşlarıma birer tane hediye ettim. Bence tüm kadınlarda olmalı yani :))
Şimdi,
--Ey,İnsanKızı
Kitabı acilen edin, kocan okumasa da sen okur güzelce eğlenirsin,Hem tekerleme de güzel;söyler, güler hatta sonuna da ekleme yaparsın.Mesela ben yapiim
Meğer dünyadaki cennetmiş... :))))
(Kocama yağ çektim)
Not: Kitabın adı değişti.
Eşim Aşkım Olsun

2 Kasım 2012 Cuma

HERKES FARKLI YAŞLANIYOR BEN 3 SENEDİR 30 YAŞINDAYIM :))

Ya cidden herkes farklı yaşlanıyor ama ben 30 yaşındayım hemde 2 çocuk annesi 1,5 yıldır spor yapmamış ama spora yeniden başlamış bi kadın olarak.(vücut analiz yaşım 30 çıktı ama yakında 28 e de düşer) 
Sebebi aşağıda Osman Hoca'nın dediği şeylerin en önemlilerini yapmam galiba.
Bol su içerim sigara alkol kullanmam, 5 yıldır spor yapıyorum,az yağlı yemek yaparım.,yemeklerde haftada 1 balık,1 et,1 tavuk 2 sebze,1 baklagil tüketirim.
 
Allah'ım ben şahaneyim :)))
Neyse acıkda Osman Hoca konuşsun....


Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

Herkes farklı yaşlanıyor
   
 
Okul arkadaşlarınızla son toplantınızı şöyle bir hatırlayın! Hayata aynı yaşlarda atıldığınız bu insanlardan bazılarının daha yaşlı, bazılarının ise oldukça genç göründüğünü; merdivenleri zıplayarak çıkıp gece boyunca dans pistinden inmeyenler yanında, basamakları korkuluklara tutunarak çıkanların da bulunduğunu hemen anımsayacaksınız.
Bunun nedeni yaşlanmanın herkes için farklı hızlarda olmasıdır.


‘Yaşlılık da sevgi gibidir, saklanamaz’ diyen Thomas Dekker son derece haklıdır! Yaşlanmanın beden ve ruhunuzdaki etkilerini saklayamazsınız ama olumsuz değişimlerini azaltabilirsiniz. Hangi yaşta olursanız olun fark etmez! Yaşlılığın belirtilerini hafifletmeniz, yaşlılık sorunlarının fırtınalarla gelen bir kışa dönüşmesini önlemeniz her zaman mümkündür.

Hayat kalitesine en çok ihtiyaç duyacağınız zaman dilimi yaşlılıktır. Genetik mirasınız kötü bile olsa, orta yaşlarda yapacağınız bazı küçük ve kolay yaşam tarzı değişimlerinin size daha kaliteli bir yaşlılık yolculuğu yaptıracağından kuşkunuz olmasın. Eğer bu yolculuğu daha da kolaylaştırmak istiyorsanız ‘orta yaş rehberi’ni yol haritanız yapabilirsiniz.

BESLENMEYE DİKKAT
Orta yaş ve sonrasında can boğazdan gelmiyor, gidiyor! İhtiyacınız kadar yiyin. Düşük kalorili bir beslenme programından taviz vermeyin.

Porsiyonlarınızı küçültün. Öğün atlamayın. Kahvaltıyı en güçlü, akşamı en hafif öğün yapın. Akşam yemeğini erken saatlerde yiyin.

Ara öğünlerde kalorisi az, posadan zengin atıştırmalar yapın.

Oturarak yemeye, yemeğinizi sohbetle süslemeye, okumamaya, televizyon izlememeye özen gösterin.

Güzel bir sofra, temiz tabaklar, çatal, bıçak ve kağıttan da olsa temiz peçeteler bedensel doyumu ruhsal doyum ile güçlendirir. 

Sık tekrarlanan atıştırmalar insülin dengenizi bozabilir.

Beyaz şeker tüketimini kısıtlayın. Meyve şekeri dahil tüm şekerli besinleri (bal, pekmez) kontrollü kullanın.

Beyaz undan uzaklaşın. Kepekli ekmek, makarna, bulgur, kuskus, kahvaltılık tahıllı gevrekler, kepekli bisküvilerden kullanın.

Kuru fasülye, nohut, mercimek, bezelye bitkisel protein ve posadan zengin karbonhidrat kaynaklarıdır.

Taze, koyu renkli, organik, posası bol, şeker oranı az meyve ve sebzelerden daha çok faydalanın.

Hayvansal yağları iyice azaltın. Zeytinyağına öncelik tanıyın. Omega-3 yağ asitlerinden zengin besinlerden (balık, ceviz) daha sık yararlanın.

Hayvansal besinlerin yağı az olanlarını kullanın: Balık, hindi, tavuk, yarım yağlı-yağsız süt ve süt ürünleri...

Günde 6-8 bardak su için, doğal mineralli sulara öncelik tanıyın. 

Yumurta, sakatat, mandıra ürünleri (sucuk, pastırma, sosis), kabuklu deniz ürünleri, tam yağlı süt ve süt ürünlerini tüketirken kolesterol düzeyinizi dikkate alın. 

Margarin kullanılarak üretilen pastane ürünlerinin, endüstriyel hazır besinlerin zaralı transyağlar ile dolu olabileceğini unutmayın.

Aşırı işlenmemiş, doğal ve organik besinlere öncelik verin.

Kana hızla karışan, ensülin üretimini artıran besinleri azaltın.

Bir günde her kilogramınız için 3-5 mg’dan fazla kafein tüketmeyin. 1 fincan hazır kahvenin 100-150 mg, Türk kahvesinin 70-80 mg, yaklaşık 5 dakika demlenmiş siyah çayın 30-40 mg, 1 kutu kolanın ortalama 50 mg kafein içerdiğine dikkat edin.

Özellikle yeşil çayın antioksidan, papatya ve melisa çayının trankilizan, rezene ve zencefil (ginger) ve nane çaylarının sindirimi kolaylaştıran etkilerinden istifade edin.

Alkol kullanmayın. Mutlaka bir şeyler içecekseniz alkol oranı düşük, antioksidan gücü yüksek bir içki olan kırmızı şarabı deneyin. Kadınsanız bir, erkekseniz iki bardaktan fazlasına hayır deyin.

1 Kasım 2012 Perşembe

SADECE KADINLARA ;)

ACI,ACI, ACI.........

Paylaşmak istedim.
Hepimiz hele de kış ayları gelince adet dönemlerinde çok acı ve sancı yaşayabiliyoruz. 
Valla benim çarelerimden biri DOĞA Phyto Lax çay.
Cidden hem ağrılarınız kesiliyor hem de ciddi anlamda rahatlıyorsunuz.
Yalnız küçük bi hatırlatma:
gece yatmadan için ki benim gibi hassas bünyeli iseniz kafayı bulabilirsiz :)))))