adtech

sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2013 Pazar

Kahvaltılık light KABAK MÜCVER ( Kabak nasıl yenir-2)

Kabak yiyememekten mütevellit, 

kabağı nasıl pişirireceğimin bu yolunu da yazın tatilde otelde öğrendim.
Aslında basit 
bir çeşit omlet-krep bu aslında


Malzemeler

2 küçük kabak
1 küçük havuç
1 yumurta
1 çay bardağı un (kıvama göre azaltabiliirsiniz ayarlanıyor)
tuz
dereotu ( maydonoz da olabilir)
İsteğe göre
baharat

Sos için

1 su bardağı domates konservesi
2 diş sarımsak
nar ekşisi
tuz
zeytin yağı


kabak ve havucu rendeleyip
yumurtayı kırın
tuz ve doğranmış dereotunu ekleyin
karıştırın
unu ekleyin ve
kıvamını omletle krep arası bir kıvamda tutun.
Yani biraz cıvık olsun ama krep kadar da cıvık olmasın.
tavaya krep yapar gibi yağ damlatın



kaşıkla yukarıdaki gibi küçük krepcikler oluşturun
Bir tarafını pişirip çevirin
sonra diğer tarafını pişirin.

sosu bu arada ocağa koyun aradan o da pişsin
Tavaya domates konservesi, yağ ve sarımsağı kıarıştırıp altını yakın iyice kıvamlanana kadar sakin sakin pişsin.
Yağ tamamen isteğe bağlı 2 damla da olabilir 3 kaşık da.
En son içine nar ekşisini koyup hafif kaynatın sos hazır.
( otelde yediğimde nar ekşisi yoktu, ben felleh köftesinin sosunu çok sevdiğim için direk onun gibi yapıyorum, yiyenler de çok beğeniyor.)

Elimize sağlık afiyet şeker, sağlık-sıhhat olsun inşallah :)


***






21 Şubat 2013 Perşembe

EFSANE KREM


Benim hayatımın efsanesidir bu krem,
6 yıl önce adeta pişikten haşlanmış kızımın tatlı totosuna denediğimiz onlarca yöntemden sonra
" Allahım sen yavruma bi mucize ver, akşam sürelim sabaha iyileşsin" diye yalvardım
 ve ertesi gün tesadüfen Mothercare mağazasında gördüm
"e, madem yatalak hastaların yaralarını bile iyi ediyor ,bizde deneyelim"
dedim ve fark ettim ki Allah duamı kabul etmiş ertesi gün hiçbirşeyi kalmamışO günden sonra evimizden hiç eksik olmadı ve 1,5 senedir de oğlumun sper hassas cildini pişiklerden korumak için kullanıyoruz. Tüm Annelere tavsiye edilir

2 Kasım 2012 Cuma

HERKES FARKLI YAŞLANIYOR BEN 3 SENEDİR 30 YAŞINDAYIM :))

Ya cidden herkes farklı yaşlanıyor ama ben 30 yaşındayım hemde 2 çocuk annesi 1,5 yıldır spor yapmamış ama spora yeniden başlamış bi kadın olarak.(vücut analiz yaşım 30 çıktı ama yakında 28 e de düşer) 
Sebebi aşağıda Osman Hoca'nın dediği şeylerin en önemlilerini yapmam galiba.
Bol su içerim sigara alkol kullanmam, 5 yıldır spor yapıyorum,az yağlı yemek yaparım.,yemeklerde haftada 1 balık,1 et,1 tavuk 2 sebze,1 baklagil tüketirim.
 
Allah'ım ben şahaneyim :)))
Neyse acıkda Osman Hoca konuşsun....


Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU

Herkes farklı yaşlanıyor
   
 
Okul arkadaşlarınızla son toplantınızı şöyle bir hatırlayın! Hayata aynı yaşlarda atıldığınız bu insanlardan bazılarının daha yaşlı, bazılarının ise oldukça genç göründüğünü; merdivenleri zıplayarak çıkıp gece boyunca dans pistinden inmeyenler yanında, basamakları korkuluklara tutunarak çıkanların da bulunduğunu hemen anımsayacaksınız.
Bunun nedeni yaşlanmanın herkes için farklı hızlarda olmasıdır.


‘Yaşlılık da sevgi gibidir, saklanamaz’ diyen Thomas Dekker son derece haklıdır! Yaşlanmanın beden ve ruhunuzdaki etkilerini saklayamazsınız ama olumsuz değişimlerini azaltabilirsiniz. Hangi yaşta olursanız olun fark etmez! Yaşlılığın belirtilerini hafifletmeniz, yaşlılık sorunlarının fırtınalarla gelen bir kışa dönüşmesini önlemeniz her zaman mümkündür.

Hayat kalitesine en çok ihtiyaç duyacağınız zaman dilimi yaşlılıktır. Genetik mirasınız kötü bile olsa, orta yaşlarda yapacağınız bazı küçük ve kolay yaşam tarzı değişimlerinin size daha kaliteli bir yaşlılık yolculuğu yaptıracağından kuşkunuz olmasın. Eğer bu yolculuğu daha da kolaylaştırmak istiyorsanız ‘orta yaş rehberi’ni yol haritanız yapabilirsiniz.

BESLENMEYE DİKKAT
Orta yaş ve sonrasında can boğazdan gelmiyor, gidiyor! İhtiyacınız kadar yiyin. Düşük kalorili bir beslenme programından taviz vermeyin.

Porsiyonlarınızı küçültün. Öğün atlamayın. Kahvaltıyı en güçlü, akşamı en hafif öğün yapın. Akşam yemeğini erken saatlerde yiyin.

Ara öğünlerde kalorisi az, posadan zengin atıştırmalar yapın.

Oturarak yemeye, yemeğinizi sohbetle süslemeye, okumamaya, televizyon izlememeye özen gösterin.

Güzel bir sofra, temiz tabaklar, çatal, bıçak ve kağıttan da olsa temiz peçeteler bedensel doyumu ruhsal doyum ile güçlendirir. 

Sık tekrarlanan atıştırmalar insülin dengenizi bozabilir.

Beyaz şeker tüketimini kısıtlayın. Meyve şekeri dahil tüm şekerli besinleri (bal, pekmez) kontrollü kullanın.

Beyaz undan uzaklaşın. Kepekli ekmek, makarna, bulgur, kuskus, kahvaltılık tahıllı gevrekler, kepekli bisküvilerden kullanın.

Kuru fasülye, nohut, mercimek, bezelye bitkisel protein ve posadan zengin karbonhidrat kaynaklarıdır.

Taze, koyu renkli, organik, posası bol, şeker oranı az meyve ve sebzelerden daha çok faydalanın.

Hayvansal yağları iyice azaltın. Zeytinyağına öncelik tanıyın. Omega-3 yağ asitlerinden zengin besinlerden (balık, ceviz) daha sık yararlanın.

Hayvansal besinlerin yağı az olanlarını kullanın: Balık, hindi, tavuk, yarım yağlı-yağsız süt ve süt ürünleri...

Günde 6-8 bardak su için, doğal mineralli sulara öncelik tanıyın. 

Yumurta, sakatat, mandıra ürünleri (sucuk, pastırma, sosis), kabuklu deniz ürünleri, tam yağlı süt ve süt ürünlerini tüketirken kolesterol düzeyinizi dikkate alın. 

Margarin kullanılarak üretilen pastane ürünlerinin, endüstriyel hazır besinlerin zaralı transyağlar ile dolu olabileceğini unutmayın.

Aşırı işlenmemiş, doğal ve organik besinlere öncelik verin.

Kana hızla karışan, ensülin üretimini artıran besinleri azaltın.

Bir günde her kilogramınız için 3-5 mg’dan fazla kafein tüketmeyin. 1 fincan hazır kahvenin 100-150 mg, Türk kahvesinin 70-80 mg, yaklaşık 5 dakika demlenmiş siyah çayın 30-40 mg, 1 kutu kolanın ortalama 50 mg kafein içerdiğine dikkat edin.

Özellikle yeşil çayın antioksidan, papatya ve melisa çayının trankilizan, rezene ve zencefil (ginger) ve nane çaylarının sindirimi kolaylaştıran etkilerinden istifade edin.

Alkol kullanmayın. Mutlaka bir şeyler içecekseniz alkol oranı düşük, antioksidan gücü yüksek bir içki olan kırmızı şarabı deneyin. Kadınsanız bir, erkekseniz iki bardaktan fazlasına hayır deyin.

1 Kasım 2012 Perşembe

SADECE KADINLARA ;)

ACI,ACI, ACI.........

Paylaşmak istedim.
Hepimiz hele de kış ayları gelince adet dönemlerinde çok acı ve sancı yaşayabiliyoruz. 
Valla benim çarelerimden biri DOĞA Phyto Lax çay.
Cidden hem ağrılarınız kesiliyor hem de ciddi anlamda rahatlıyorsunuz.
Yalnız küçük bi hatırlatma:
gece yatmadan için ki benim gibi hassas bünyeli iseniz kafayı bulabilirsiz :)))))

13 Ekim 2012 Cumartesi

MOR GÜNLER (online psikiyatri yardımı)



Canım kardeşim Psikiyatri uzmanı Dr. Arzu SARP ın açtığı internet sitesi bu, Allah düşürmesin ama Ruhsal sorunlarınıza bu site aracılığı ile online da yardımcı oluyor. 


3 Ocak 2011 Pazartesi

Kan Uyuşmazlığı

KAN UYUŞMAZLIĞINA DİKKAT!

Kan uyuşmazlığı karnınızda gelişmekte olan bebeğin sağlığı açısından önemli bir konu. Basit bir testle anlaşılabilen uyuşmazlık farkına varılmadığı zaman bebekte, derin bir kansızlık, kalp yetmezliği, ödem gibi önemli sağlık sorunları oluşabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Aykan Özçelik kan uyuşmazlığının nedenleri ve sonuçları hakkında annelerin merak ettiklerini ele aldı.
  • RH uygunsuzluğu dediğimiz tablo, herhangi bir nedenle -gebelikte, yanlış kan naklinde...- RH(-) bir kişinin Rh(+) kan ile teması sonucu oluşan bir allerjik bağışıklık reaksiyonudur.
  • Hızlı alyuvarlar yıkımı nedeniyle, anne karnındaki bebekte derin bir kansızlık ve buna bağlı gelişen kalp yetmezliği, vücutta yaygın su toplanması (ödem)  görülür. Doğum sonrasında ise bu tabloya ilk 24 saat içinde başlayan ve hızlı ilerleyen sarılık eklenir.
  • Rh uyuşmazlığı olan bir çiftin; düşük ya da kürtaj durumunda, dış gebelik ameliyatlarından sonra ilk 72 saat içinde annede antikor oluşmasını engelleyen koruyucu aşıyı (halk arasında bilinen ismiyle uyuşmazlık iğnesi) mutlaka yaptırmaları gerekir.
Bebeğin sağlıklı olup olmamasının daha hamile kalmadan başladığını artık bir çok anne adayı biliyor. Eğer bir bebek istiyorsanız ilk dikkat edeceğiniz konulardan biri de sizin ve eşinizin kan guruplarının öğrenerek kan uyuşmazlığı sorunun yaşanıp yaşanmayacağını öğrenmeniz olacaktır. Çünkü kan uyuşmazlığı hamile kalmadan önce dikkat edilmesi gereken bir konu. Anne baba adaylarının bu konuda bilinçli davranması gerekiyor. Basit bir testle anlaşılacak kan uyuşmazlığı, basit bir yöntemle de önlenebiliyor.
Uzmanlar kan uyuşmazlığının iki şekilde ortaya çıktığını belirtiyorlar. En önemlisi, Rh uyuşmazlığı. İkinci olarak ABO uygunsuzluğu olarak adlandırılıyor.
İnsan kanında Rh faktörü  bulunup bulunmamasına göre Rh(+), Rh(-) olarak iki grup bulunuyor. Rh faktörü, alyuvar dediğimiz, kandaki kırmızı küreler üzerindeki antijenlerden biri. Alyuvarlarda bu antijenin bulundurmayan negatif özellikli kişiler, bu antijenle karşılaştıklarında antikor oluştururlar. Bu antikorlar da kanda bulunan Rh(+) alyuvarları parçalarlar.
RH uygunsuzluğu dediğimiz tablo, herhangi bir nedenle -gebelikte, yanlış kan naklinde...- RH(-) bir kişinin Rh(+) kan ile teması sonucu oluşan bir allerjik bağışıklık reaksiyonudur.
Rh(-) bir kadın ile Rh(+) bir erkek evlendiği zaman Rh uygunsuzluğu durumundan bahsedilir.  Böyle bir evlilikte gebelik oluştuğu zaman, doğacak çocuk Rh(+) ise anne bebek arasındaki kan bağı nedeniyle, bebekten anneye geçen alyuvarlar belirli bir miktarı aştığında, annede buna karşı antikor oluşuyor. Oluşan bu antikorlar, göbek kordonu yoluyla  bebeğe geçerek, kanındaki alyuvarları parçalıyor. Bunun sonucunda hızlı alyuvarlar yıkımı nedeniyle, anne karnındaki bebekte derin bir kansızlık ve buna bağlı gelişen kalp yetmezliği, vücutta yaygın su toplanması (ödem)  görülür. Doğum sonrasında ise bu tabloya ilk 24 saat içinde başlayan ve hızlı ilerleyen sarılık eklenir. Gerek anne karnında gerekse doğumdan sonra oluşan bu tablolar, tedavi edilmediği zaman öldürücü olabilir ya da ciddi sakatlıklara yol açabilir.

İkinci gebelikte tehlike başlıyor

Anlattığımız bu tablo Rh uygunsuzluğu olan her gebelikte meydana gelmiyor.. Çünkü alerjik reaksiyonlar, alerjenle ilk karşılaşıldığında ortaya çıkmadıklarından, genel olarak ilk gebelikte bu tablo beklenmez. Ancak, ilk karşılaşmada allerjen yoğun miktarda ise alerjik reaksiyon meydana gelebilir. Gebelikte, anne bebek arasında fazla miktarda kan geçişine neden olabilecek ciddi kanamalara, ilk gebelikte de Rh uygunsuzluğu tablosu ortaya çıkabilir. Bundan dolayı Rh uygunsuzluğu çoğunlukla ikinci gebelikten itibaren sorun yaratmaktadır.
Rh(-) anne ile Rh(+) babadan %15 oranında Rh(-) çocuk doğmaktadır. Eğer çocuk annenin Rh faktörünü taşıyorsa her hangi bir sorun çıkmayacaktır.
Ancak, Rh(-) bir anne Rh(+) bir çocuğa gebe kaldığında; gebelik dönemi, doğum, doğum sonrası dönemde bebeğe karşı %16 oranında antikor oluşturabilir. Bunun %2’si gebelik, doğumda, %7’si doğumdan sonra ilk altı ay, %7’si bir sonraki gebelikte meydana gelir.
Bazen oluşan antikorlar her zaman plesentayı geçebilecek yapıda olmayabilir.

Kürtaj ya da düşük olsa bile önlem alınmalı

Görüldüğü gibi Rh uygunsuzluğunun anne sağlığı üzerinde bir etkisi olmamakta, ancak bebekte ciddi problemlere yol açabilmektedir. Çoğu zaman birinci gebelikte problem yaratmaması da önlem alınabilmesi açısından sevindiricidir.
Bu bilgiler ışığında Rh uyuşmazlığı olan bir çiftin;
  1. Düşük ya da kürtaj durumunda,
  2. Dış gebelik ameliyatlarından sonra ilk 72 saat içinde annede antikor oluşmasını engelleyen koruyucu aşıyı (halk arasında bilinen ismiyle uyuşmazlık iğnesi) mutlaka yaptırmaları gerekir.
  3. Gebelikte, bebeğin kan gurubu bilinmediğinden dolayı, 28. haftada, doğumdan sonra ise bebek kan gurubu Rh(+) saptandığı durumunda ilk 72 saat içinde koruyucu aşı yapılmalıdır.
Rh uygunsuzluğu tablosu gebelikte bir takım testlerle araştırılabilen, gerek gebelikte gerekse doğumdan sonra tedavisi ve korunması mümkün olan bir durumdur. Yukarıda belirtilen durumlarda proflaksi yapıldığı zaman sonraki gebelik döneminde koruyucu etki sağlar.

ABO uygunsuzluğu

Anne kan gurubu, O, baba kan gurubu A, B veya AB olduğu durumlarda ABO uygunsuzluğundan bahsedilir. Doğacak çocuğun kan gurubu babanınki ile aynı ise klinik belirti oluşabilir. Rh uygunsuzluğun tersine gebelik döneminde sorun yaratmaz. Doğumdan sonra ilk 24 saatte meydana çıkan sarılık ile kendini gösterir.
Toplumda %20 sıklıkta görülmesine rağmen, sadece olguların %5’de klinik belirti verir. Gebelik döneminde tanıya yönelik bir yöntem yoktur.
Doğumdan sonra ilk 24 saat içinde sarılık gelişen bebeklerde, fototerapi tek tedavi yöntemidir. Bebekte hayati tehlike yaratmaz.

(Yukarıda yazılanları İstanbul Tıp Merkezi' nin internet sitesinden aldım)

30 Aralık 2010 Perşembe

Baharatlı çubuklar



Kızımın doğum günü yaklaşırken Çocukla cocuk blogdaşımdan görmüştüm.
Yaptım ve aynen ben de bayıldım.
Ve fakat her zaman olduğu gibi bişeyleri değiştirdim ve " İYİ Kİ DE YAPTIM" .
 Yaptığım değişiklik tamamen "şeklen " bu defa.

Baharatlı Çubuklar, Kareler


1 paket margarin
1 çay bardağı sıvıyağ
2 çay bardağı yoğurt
1 çay bardağı şeker
2 tatlı kaşığı biber salçası
( ben 4 kaşık kadar koydum, daa güzel oldu :))
2 tatlı kaşığı köfte baharı
2 paket kabartma tozu
2 yumurta sarısı içine akı dışına
1 tatlı kaşığı tuz
Aldığı kadar un

Hamur ele yapışmayacak oluncaya kadar un ekleyin ve yoğurun.
( Size bi PÜF NOKTASI ; 1. Eğer elleriniz sıcak ise hamuru yumuşatacağı için fazlaca un koyma riskiniz vardır ki bu da oranı aşmanıza  ve de KAZIK gibi kurabiyeler yapmanıza sebep olabilir. Bunun üstesinden gelmek için  üzeri kapatılmış yada streç filme sarılmış hamuru buzdolabında  en az yarım saat bekletip öyle devam edin yoğurmaya.
2. bi yolda hamuru yoğurmaya başlarken sıvıları eklemeden önde 
margarini kurularla karıştırıp tezgah üzerinde kese kese küçültüp bi anlamda yoğurma yapmaktır)
Daha sonra hamuru çok az un serperek merdane ile açıp 
Tırtıklı ( dişli) hamur ruleti ile kestim ve sonuçta baharatlı çubuklar ile 
minik küçük tefecik kareler elde edin.

Sonrasında malum yağlı kağıda dizip üzerleri hafif tulza çırpılmış yumurta akı ile yağlayıp en üste de bolca haşhaş serpiyosunuz.

Vallaha anlatamam nası tatlı nası güzel oldu.


İsteyen Çocukla çocuk a da sorabilir, o da bayılmış çünkü.
Herkese peteğimden kova kova bal, Öptüm :))






.

23 Şubat 2010 Salı

Brokoli Salatası Böyle Yapılır, Öyle Diil....

bu salata Balık yanında yenir, yerken hadi ya ben bunu niye daa önce düşünemediim diye, hayıflanılır : )))
Sorun diil şekerim muhteşem Çalışkan bilemediğinizi bildirir, bulamadığınızı buldurur ve hep sizin için ÇALIŞIR...

Brokoli- Karnabahar Salatası (Balık İçin)

1 küçük demet brokoli ( çiçek gibi ya bunlar)
1 küçük demet karnabahar
2-3 kaşık nar ekşisi sosu ( herzaman ki yönten sos değilse 1 kaşık şeker atcaz)
2 diş sarımsak
Zeytinyağı verde
3-4 adet domates
çok az (1-2) damla limon, şifa niyetine

Biz brokoliyi seven bi aile olsak da Özdemir's olarak;karnıbaharla yıldızımız sadece kızartma ile barışıktır, eh malum bu da pek sağlıklı olan diildir..
O zaman sağlıklı yemek vaktidir :))))
Mümkünse buharda olmadı az su ile düdüklüde sadece fıs sesi gelene kadar tutulup hemen ocaktan alınıp vitamini öldürülmeden haşlanır.
Yalnız parçalayın diye yazmadım onu da bilin yani...
Tabağa almadan biraz daha küçülterek doğrayın ki tad iyice harmanlansın salatada..
sonrası yapanlar bilir roka salatası tarifne çok benzer..
Domatesleri  küp küp doğrayın,
Sarımsağı rendeleyin,
tuz, yağ,narekşisi ve limonu domatese döküp bi güzel karıştırın,
Kenarda azıcık bekletin domates sulansın,
Brokoli ve karnabaharı tabağa alıp bu karışımı da ekleyin,
İster karıştırıp yiyin, ister süslü dökün; havalı olsun...
Bizde herşey KEYFEKEDER :))))


Daha önce de  Şurada mısırlı Brokoli Salatasaı tarifi vermiştim...
İddalıyım şekerim, yoğutlusu felan halt etmiş; brokoli en güzel böyle...

7 Şubat 2010 Pazar

HAZIR "VERDE" DEMİŞKEN.........

Öncdelikle,2 yıldır kullandığım tek marka olduğunu belirteyim.
Yıllar önce tv de Zetyinyağı üreticisi Beyfendi "Eğer zeytinyağı tüketecekseniz, naturel sızma zeytinyağı kullanın; rafine zeytinyapını ben üretici olarak -zararıma olmasına rağmen- önermiyorum" demişti ve bende ogün bugündür naturel sızma zeytinyağlarını indirimler kovalayarak alıp kullanıyordum.
Ta ki VERDE ile tanışıncaya kadar...
Çünkü Samsun'da birçok markette diğer bilindik markalar NATUREL SIZMA ZEYTİNYAĞI nı, 50-70 tl ye satarken VERDE  NATUREL SIZMA ZEYTİNYAĞI  30- 35 tl gibi harika bir fiyata satılıyordu. Tabi ki alıp  denedim ve fikrim "ŞAHANE"  oldu.
Ondansebeptir ki; kesesini düşünen sevgili arkadaşlarım, alın, deneyin, önerin......
 
 Aşağıdaki yazı VERDE ninresmi sitesinden alıntı;ister burdan, ister ordan okuyun....

Zeytinyağı ve Sağlık
Zeytinyağının anavatanı Akdeniz ülkeleri, kalp hastalıklarının en az görüldüğü yerlerdir. Kalp ve damar hastalıklarında temel risk faktörü olan kolestrolün, damar tıkanıklığına yol açan "LDL" bileşenini (kötü kolestrolü) azaltıcı rol oynarken yararlı ve koruyucu "HDL" bileşenini (iyi kolestrolü) değiştirmez.
Tansiyon hastaları için yenilmesi en uygun yağdır. Tansiyonun kontrol altında tutulmasına yardımcı olur.
Yağ çeşitleri içinde zeytinyağı, hazmı en kolay yağdır. Mide asitliğine etki etmez. Midede değil bağırsaklarda sindirilir. Kısa bir süre midede kaldıktan sonra bağırsaklara geçer. Bağırsakların daha iyi çalışmasına yardımcı olur. Kabızlığı önler. Safra taşı riskini azaltır. Taşların erimesine yardımcı olur.
Tüm yağlar arasında en dengeli kimyasal pozisyona sahip olduğundan kemik mineralizasyonunun iyileşmesini sağlar ve normal kemik gelişimine yardımcı olur.
Zeytinyağı tüketimi, bebekler ve çocuklar için, yetişkinlere göre daha önemlidir. İçerdiği A, D, E, K vitaminleri sayesinde doğan hücre sayısını çoğaltır. İçerdiği oleik asit, anne sütündekine eşdeğerdedir. Oleik asit bebeklerde sinir dokularının gelişiminde önemlidir. Hamile ve emziren anneler için yenilmesi en uygun yağdır.
Zeytinyağı cildi ve saçları besleyici özelliğe sahiptir. Cilde genç görünüm kazandırır, besler ve korur. Tırnakları güçlendirir ve kırılmalarını önler.

Öneriler:
» Sabah kalktığınızda 2 kaşık Verde Sızma Zeytinyağı ile ağzınızda gargara yapın ve tükürün. Ağız pasını alacaktır.
» Sindirim probleminizi çözmek için sabahları aç karına 1 kaşık Verde Erken Hasat Sızma Zeytinyağı için.
» Anne sütüne en yakın değerler içeren Verde Erken Hasat Sızma Zeytinyağını anne sütünü erken bırakan bebeklerin mamasına 1 çay kaşığı eklenerek besin takviyesi olarak önerilir.
» Verde Sızma Zeytinyağını saçlarınızı yıkamadan önce masajla saç diplerine uygulayın 30 dakika sonra yıkayın. Saçlarınızın kuvvetlendiğini ışıl ışıl parladığını göreceksiniz.
» Soğuktan çatlayan cildinize zeytinyağı sürebilirsiniz.
» Haftada bir kez tırnaklarınızı Verde Sızma Zeytinyağı ile ovarsanız güçlenir ve kırılmazlar.

Öneriler:


» Zeytinyağını oda sıcaklığında, güneş ışığından uzak, serin, kuru bir yerde ve ağzı kapalı olarak muhafaza ediniz.


» Zeytinyağı soğukta donar katılaşır, oda sıcaklığında bekletildiğinde kalitesi bozulmadan sıvı haline döner.


» Nefasetini koruması amacı ile küçük ambalajlarda tüketilmesi tavsiye edilir.


» Yemek yaparken kullanacağınız zeytinyağı miktarının başlangıçta 1/3ünü kullanın pişmesine beş dakika ala 2/3ünü kullanın böylelikle zeytinyağının gerçek nefasetini kaybetmeden yemeğin tadına varırsınız.


» Izgarada pişireceğiniz zaman zeytinyağını ızgaraya sürerseniz pişirecekleriniz ızgaraya yapışmaz.


» Izgara yaparken tüm etler ve sebzelerin üzerine bir fırça ile sürerseniz kuru olmaz ve lezzetli olurlar.


» Zeytinyağına kekik, biberiye dalı, tane karabiber ile marine ederek ağzı kapalı şişede bekletin. Bu aromalı zeytinyağını salatalarda, tuzlu kurabiyelerde ve ekmek yapımında kullanabilirsiniz.


» Kıyılmış fesleğen ve ezilmiş sarımsağı zeytinyağı ile blendırdan geçirin. Bu sosu makarna, çorba ve közlenmiş sebzeler üzerinde kullanabilirsiniz.


» Hardal, ezilmiş sarımsak, biberiye, kekik, limon kabuğu rendesi, karabiber ve tuzu zeytinyağı ile marine edin. Salatalarda kullanabilirsiniz.


» Ezilmiş sarımsakla zeytinyağını marine edip ekmek dilimlerinin üzerine sürün fırınlayın. Lezzetli başlangıç dilimleri elde edersiniz.

20 Ocak 2010 Çarşamba

MİLFÖY ÇUBUKLARI ( Biberli, peynirli,zeytinli, susamlı)

Meşgul kafam bu ara...
Malum mekanı değiştik evcak; sıra okul olaraktan değişmekte...
Hayırlısı, Allah Büyük bakalım...
Ama ben yoğunken kimse boş durmuyo Maaşallah!!
Millet çatır çatır sayfalar döşemiş...
Ben yine kısa, kolay ve ucuzundan bi tarif vereyim; en çalışan kadınından...



MİLFÖY ÇUBUKLARI (5 dakkalık)

Bir Paket Milföy hamuru ( BİM' den alınan tercihim)
1 yumurta
Biber salçası, zeytin ezmesi, peynir, susam (sürülebilecek herşey)

Milföy hamurunu BİM'den alma sebebim, ucuz ve yağsız olması. Bana diğerleri çok ağır geliyor ama siz bilirsiniz.
1 yumurtayı biraz tuz ya da şeker atıp, çatalla iyice çırpın, köpürsün.
(Akını dahil edin ki hem boşa gitmesin, hemde miktar çoğalsın. İçine koyacağınız şeker yada 1-2 damla yağ gereken rengi alamsını sağlar; bu da ekonomik bi püf noktası)
Milföyleri şeritler halinde kesin.
Üzerine istediğiniz malzemeyi sürün.
(biber salçası, zeytin ezmesi, domates salçası, peynir..)
Yumurtayı sürün.
( Susamlı yapacaksanız; önce yumurta, sonra susam)
2 ucundan tutup bükün.
Sıcak ya da ılık serviz edin.
Çıtır ve hafif bi ikram.
Hem acelesi olanlara, hem de yine "1 çeşit daha olsaydı keşke" diyenlere bi alternatif...
Elinize ve kendinize sağlık...
.......

ah bu arada yorum yazıp bloğumu izlemeye alan arkadaşlarım çok teşekkür ederim.
Arı kovanıma hoşgeldiniz, rahatınıza bakın...
Bu kovan oldukça geniş ve konforludur.
Ve her kovan gibi; çok büyük bi koloniyi ağırlayabilir.
Şimdi KIZLAR.....Dans Zamanı...
Ne dansı mı?
Tabi ki haberleşme, hadi dans edin ki arkadaşlarımıza en güzel çiçek nerde ( ki burda o ben oluyorum; ÇİĞDEM) haber verin :))))))))


dım dım dım dım, dım, tıs                           dım dım dım dım, dım, tıs
dım dım dım dım, dım, tıs                           dım dım dım dım, dım, tıs
dım dım dım dım, dım, tıs                           dım dım dım dım, dım, tıs

17 Ocak 2010 Pazar

BİŞEY YAPMALI.....

EVET BİŞEY YAPMALI......
Bİ ŞEKİLDE YARDIM ?????
KIZILAY 2868 e ayılan mesajdan genel bağış alıyor. 5 TL
Kızılay bu yolla online bağış alıyor, verdiğiniz kadar....
İHH nin online bağış sekmesi var,not düşülebiliyor Haiti için diye...
 hiç olmazsa buralardan bişeyler yapalım.....
Ben bilmiyorum ne yapsak, ama bi yol arıyorum...
Bilen bana da yol göstersin....

YA ORDA AĞLAYAN KADIN BEN OLSAYDIM!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
ben değilim ama nankörde değilim; hiç değilse paylaşın be kızlar....
HİÇ DEĞİLSE YEMEK TARİFİ YERİNE BU YAZIYI YAYINLAYIN.
hiç değilse dua edin be kızlar, en azından dua....
ya da hemen bi şekilde para yollayalım....
yolunu yordamını öğrenen, bana da anlatsın....
 ben bu yolları buldummmm........
*****Yapıcam bişeyler*****


Not: Bir de  KIZILAY ın sadece email yada ceplere reklam yollayarak (siz sadece kayıt oluyorsunuz) para kazanma,bağış toplama yolu var ki; bence çok mantıklı.
O kadar çok saçma sapan şey okuyorum ki gün boyu; en azından birkaçı bi işe yarasın, kızılay bağış alsın :))))


Kırmızı Biber Salatası ( Acele Salata)

5 dakka da hazır ve çok farklı bi tad....
Bu benim çok sevdiğim ve de çok değişik bulduğum bi salatadır.
Genelde "ya bi çeşit daha olsa ii olcak, ama diğerlerine de benzememeli" diye düşündüğünüzde imdada yetişiyor.

Kırmızı Biber Salatası

1 kavanoz Penguen Kımızı Biber Konservesi
1 küçük kutu  Penguen mısır konservesi
Yarım demet maydonoz
2 kaşık nar ekşisi
2 kaşık sirke (balsamik tercihimdir)
tuz
sıvıyağ

ya da

yazdan közlenmiş kırmızı biber
yazdan haşlanmış mısır
Yarım demet maydonoz
2 kaşık nar ekşisi
2 kaşık sirke (balsamik tercihimdir)
tuz
sıvıyağ
1 ÇAY KAŞIĞI  TOZ ŞEKER

Biberleri doğrayın
maydonozu kıyın
diğer mazlemeleri katıp karıştırın.

{ İlla ki ev yapımı ürün olsun diyenler için.....
Penguen piyasadaki en lezzetli kırmızı biber konservesini yapıyor. Sebebini buldum!!!!
Konserve yaparken su+sirke+tuz+ŞEKER ekliyorlar.
Bende yazın biberleri közleyince biraz şeker+tuz+sirke ekleyip 1 gece bekletiyorum.
Böylece hem biberler dolgunluğunu kaybetmiyor, hem de çok lezzetli oluyor :)))}

5 dakka da hazır ve çok farklı bi tad....

9 Ocak 2010 Cumartesi

PÜRSALATA Püre diil bu salata

.


Cidden Püre diil bu. Tam anlamı ve tadı ile salatadır.Tadı da şahanedir.
İspatlayabilirim ama bunun için yiyen arkadaşlarımın yorumları lazım.
Canım arkadaşlarım, taş attım kafanıza, anlatabildim mi derdimi; yorum yazın bloguma, faceboooka diil...
Hoş salata ama püre olarak da her tür yemeğin yanına yakışır.
Mesela bizim evde Yaprak Sarmasının yanında yapılır ve sarmadan önce Erdemim kocam tarafından bitirilir. Dikkat bitirilir.

PÜRSALATA( oldu bu isim)
3 tane orta boy  haşlanmış patates (sıcak olursa tad daha güzüel oluyor)
1 orta boy soğan
5-6 kaşık Pınar Mayonez (Katkısız)
1 avuç (60-70 gr)Kornişon turşu (İlla ki marketten alınıcak, ev turşusu olmaz)
tuz

Soğanı robota atıp çekin, kıyın. Patatesleri de içine sıcak halde atın, birlikte çekmeye devam edin. (Ya da patates ezeceği ile macun kıvamında ezdiğiniz patateslerin üzerine çekilmiş soğanı ekleyin.)
Mayonezi ekleyip çekmeye devam edin. Burda şu noktaya dikkat edin. Eğer patatesiniz kumlu ve güzül bir patatesse kıvam çok koyu oluyor.( hoş bu kış gününde nerde o güzel patatesler) Ozman içine su, süt ya da mayonez eklersiniz.
Üzgünüm ama mayonez sevmeyenler hiç denemesin. Malzemeler değişince tad bişeye benzemiyo.
Tuzunu atın.
Kornişonları doğrayın.
Pürenin yarısını istediğiniz bi tabağa yayın.
Doğradığınız kornişonları serpin.
Üzerine tekrar püre yayın. Allah ne verdiyse süsleyin.
Yine ucuz, lezzetli ve etkileyici bir yemek bu.
Ay ben kötüsünü yapar mıyım ya???

Not: Çok yakında KABACA BÖREĞİ ???

.


4 Ocak 2010 Pazartesi

BALIK MENÜSÜ

.

Sizi bilmem bizim eve kışında bahar gelir, çiçek açar. Hemde 3-4 günde bir tazelenir çiçeğimiz :))))

HAMSİ ÇİÇEĞİ

ben meğerse ömrümün 25 yılını boşa yaşamışım; insan turşu kavurma ve hamsi tava olmadan yaşadığı hayatı niye dolu sanırki, mğer bomboşmuş o yıllar bomboş.....
Buı sene pek mümkün olmasa da aslında bu menü illa ki çorba ile başlar, başta naneli şehriye çorbası,
peşinden hamsi  tava

yanına da harika turşu kavurma
ve tabii brokoli salatası



üstüne de mis gibi çay....




Nasıl mı yapılırlar. Tabii ki çok kolay ve çok da ucuz
Hamsi en güzel Hamsi Tava ile yenir. Ne kurur fırında yapılan gibi , ne de ağırlaşır kızaran gibi, lokumun biraz daha çıtır hali olur tavaya giden hamsi..
Hamsiyi alıp temizleyin ya da balıkçıya temizletin. Kafa kopar, iç organlar gider ama kılçık kalır temizlenirken.
Ardından 1-2  damla sirke damlatılmış suda 10 dk kadar bekletin, yıkayın. Ama Allah aşkına iç organları temizlenmemiş, yok şurası kırmızı kalmış diye kazımayın; tadı bozuluyor.

Sonra süzgeçte süzdürün fazla suyu gitsin. Göz kararı mısır ununa sadece tuz atın, hamsileri mısır ununa bulayıp tavaya çiçek gibi dizin. Dış tarafı önce  saat yapar gibi (12.3.6.9) çizgilerine 1-2 hamsi dizip sonra aralarındaki boşluğu doldurun ( tüh ya, niye çekmedim ki fotolarını) neyse mantık basit; kuyruk kısımları içe gelecek şekilde 3,6,9,12 hizasında dizdikten sonra iç kısmı da düz çizgi halinde yerleştirin.
En son dizme işi bitince de üzerine salataya yağ gezdirir gibi yağlayın. Ama yağlı bi salata yaptığınızı düşünün.
Pişerken çok temel bi kuralı ben ne yazık ki  HS (Hamsi Tavadan Sonra)  hayatımın 2. yılında öğrendim .Oturup bir de boşa geçen 1 yıla üzüldüm. Tıpkı 25 seneye üzüldüğüm gibi....
Olay şu; çatalın arkası ile pişen hamsilere bastırın ama çok ezmeyin, bu daha iyi pişip çıtırlaşmayı sağlıyor.
Efendim herkesin evinde çevirme kapağı olmaz, ondandır ki; çevirme işi için büyük bir servis tabağı yeterli olur.
İşte bu tabak,kapak ile tersini çevirin bi güzel çıtırlaştırıp afiyetle götürün: ))

Turşu da şöyle kavurulur:

Bilimum turşu Çeşidi , resmen Allah ne çeşit verdiyse hepsi olur,  tuz oranına göre 20 ila 40 dk arası suda bekletilir. 1 kase kavurma için 2  kocaman soğan tereyeğ+ sıvıyağ ikilisi ile güzelce kavrulur.
Ardından turşu süzdürülür, o da bayağı suyu çekene kadar pişirilir.
Üzerine pul biber süper olur. Yani aslında turşu kavuma bildiğiniz, soğanlı yemek gibidir.
Zaten iyice tuzunu da alırsanız yemek sanıp 1 kocaman kaseyi tek başınıza bitirebilirsiniz..

Gelelim BROKOLİ  SALATASI na;
Brokoliler ve karnabahar  haşalanır. Üzerine nar ekşisi ( eğer çok ekşi ise şeker atın çok az, çünkü biraz tatlımsı olması lazım; ya da nar ekşisi sosları kullanın) + 1-2 damla limon + zeytinyağı + tuz  ile şahane bi salata sosu yapıp dökün.
Son olarak da mısır konservesi ile brokoli kokusunu iğrenç bulan Erdem'in, Karnabaharı sevmeyen Çiğdem'le ypatığı "sen yemezsen ben yiyim mi ?" pazarlığının ne anlama geldiğini anlarsınız.
Sağlık , sıhhat olsun :)))


.

31 Aralık 2009 Perşembe

SOS ! Ana- Babalara Yardım (Doktor)



OÇEM' de tanıştığım ve bilgili ve görgülü ve çok tatlı arkadaşım Hacer sayesinde merak sardım biraz da çocuk gelişim ve eğitim kitapları okumaya.
Ah ne kadar gecikmişim. anlatamam ufkumun nasıl açılıp, bakış açımın nasıl değiştiğine.
Beril asla çok büyük sorunları olan bir çocuk olmadı. Hatta hakkını yemiyim genel olarak "melek gibi" bir çocuktu. (TU TU TUH MAŞŞALLAH !!!!)
Ama anladım ki çocuk milletinin normali yok. Yani bizim "normal" kriterlerimizle onların ki öyle farklı ki...
sahiden biz onları anlamıyormuşuz ve bizim -aklımız sıra- verdiğimiz kesin mesajları çocuklar resmen  kulaklıkla MP3  dinlerkenki gibi duyuyormuş ve aldırıyormuş. Yani hiç aldırmıyormuş HİÇ...
Anne babaların elinden düşmemesi gereken bi kitap bu. Zira farklı bir çok soruna net anlatımla ve de çok iyi yönlendirme ile yanıt veriyor. Karambolde kalmadan sorunu belirleyip, uygulama yapıyorsunuz.
Çocuğunuzun "BASİT"  huysuzluklarının aslında buzdağının görünen yüzü olduğunu ve "OTORİTE" nin aslında kim olduğunu anlamanızı sağlayan harika bir kılavuzkitap.
Üstelik uygulama sonuçlar çok şaşırtıcı.
Gördüklerinize inanamayacaksınız.
Çünkü "anlamıyorum ben bu çocuğu" cümlesinin cevabı,sizin davranışınızda imiş ve cevap da kabaca şu:
YA SÖYLEME YA DA YAP.
Bu konuda aslında en büyük teşekkürü; canım arkadaşım, 25 imden sonra dost -değil abla bile -bulabileceğimin yegane kanıtı; benim ,arkadaşlarımın  ve hatta tüm tanıdıklarımın çekinmeden heran danışabildiği ; işini çok seven ,çok çalışan, çok öğrenen ve beni de resmen EĞİTEN, anne,eş,dost ve doktor karpuzlarının hepsini upuzun kollarla hiç sorunssuz taşıyabilen ailemin parçası Uzm. Psikiyatr Dr. Arzu SARP hakediyor.
Onun anneliğime katkısı belki 100 lerce kitap kadar oldu. Çok önemli şeyler öğrendim.Hepimiz çok önemli 2 şeyi bilmeliyiz.




1. Çocuklarımıza verebileceğimiz en önemli şey sağlıktır. Sağlıklı bir kişisel gelişim yaşayabilmeleri için de kitaplar inanılmaz yardımcı oluyor.
2. Belki farkında değiliz ama bizim küçümsediğimiz bazı minik sorunlar; örneğin tüm öğretmenlerin sorunu olan sosyalfobik ve ya dikkat eksikliği bulunan çocuklara doktorlar o kadar çabuk ve yerinde müdehale ediyor ki, inanamazsınız.Artık neredeyse eğitimli ve kültürlü ailelerin çocuklarının 2/5 i psikiyatrist yardımı alıyor. bu bilinçli insanları İnanılmaz takdir ediyorm.Psikiyatrist yardımı almasını sağlamamak anne babaların en büyük ayıbı, bence.
 İshal olan çocuğunuzu doktora götürmek için düşünmüyorsanız, psikiyatriste götürmek için neden düşünüyorsunuz. Ya da şöyle sormalıyım soruyu: İlerde çocuğunz "neden" sorusunu sorarsa  ne diyceksiniz.
Çok garip bi mantıkla bi soru sorcam size :
-Tamam sizin çocuğunuz -sayenizde- iyi bir eğitim alıp, akıl sağlığı yeinde bir birey olarak yetişiyor.  Ama 20 yıl sonra kızınız ya da oğlunuzun problemli bir bireyle evlenmesini ister misiniz?
İşte bu yüzden yazdım bu yazıyı ve kendimi ve yavrumu ara ara yorumluyorum "İyimiyiz,yardım almamız gereken bi konu var mı" diye.
Eğer cevabım evetse yarın gidiyorum bir psikiyatriste :))))
Not: Merak etmeyin iyyim, valla :)))


.